May 23

HAYATİ SEÇİMLER ÜZERİNE…

Hayatımızın tüm evreleri kişisel seçimlerimiz üzerine kurulu olarak geçer, bebekliğimizden başlayan seçimlerimiz bizi ilerleyen zaman da suçlayacağımız veya mutlu olacağımız kader döngüsünün varlığını oluşturur.

Oyuncaklarımızı seçeriz, arkadaşlarımızı seçeriz, kıyafetlerimizi seçeriz, saç modelimizi, saç rengimizi, dergilerimizi, kalemlerimizi, içeceklerimizi, yemeklerimizi, sevgilimizi, eşimizi, mesleğimizi, ev eşyalarımızı, duvar boyamızın rengini, tatil yerimizi, evimizin semtini, arabamızı ve rengini, bazen yaşamak istediğimiz ülkeyi, bizi idare etmesini istediğimiz siyasi liderleri; bitmeyen seçimler bizi biz yapana dek devam eder hatta ölümden sonra kalmak istediğimiz mezarlığı bile satın alırız.

Her şeyi seçen ve sahip olmak isteyen varoluşumuzun kaçınılmaz egosu ile durmadan seçerek yaşarız. Seçimlerimizin sonuçlarından memnun olmadığımız zaman kader suçlanır; mutlu sonla biterse aklımızla övünürüz. Fakat hiç sorgulamadığımız, bizi bu seçimlere götüren faktörler nelerdir?

Yaşadığımız çevre, ailemiz, eğitim dönemi, arkadaşlarımız, sevdiklerimiz; aslında fark etmeden sosyal yaşamın bizi götürdüğü yolda yaptığımız seçimlerdir. Kendi içimize dönüp baktığımızda aslında hiçte özgür seçimler yapmadan sadece çevresel etkilerle seçimler yaptığımızı görürüz. Kendimizi, özgür sanarak ve özgür kabul ederek çevreye uyum adına seçimler yaptığımızı çok geç anlarız. Bizi biz yapan kimliğimizi, gerçekte bize sunulan bir kimlik olarak algılamamız, özgürlük adına gönüllü mahkumluk yaşadığımız yaşam paradoksunda yol alır. Bazen de bunu hiç anlamadan hayatın sonuna gelmemiz kabullendiğimiz kaderimizdir.

Kaderimizi biz seçeriz diye kendimizi kandırdığımız olgu, bizden istenilen hayatı yaşamaktan başka bir şey değildir. Bu dünyada seçemediğimiz tek şey bizi dünyaya getiren anne ve babamızdır.

Bu hayatta yapmamız gereken en önemli şey; seçimlerimizin gerçekten kendimize mi ait olduğunu yoksa hayatımızı paylaştığımız çevremizi mutlu etmek adına uyum sağladığımız seçimler mi olduğunu anlamaktır?

Eğer öz muhasebemiz ikinci şık olarak karşımızda duruyorsa bir an önce kendimizi sorgulamalıyız ve gerçek benliğimizin, hür varlığımızın ortaya çıkmasını sağlamalıyız, aksi halde hep başkaları için yaşarız kendi kararlarım diyerek!

Bu hayatta her insan bir kez dahi olsa kitap yazar o da kendi hayatının romanı, o zaman bırakın bu romanı başkaları sizin adınıza yazmasın, size ait olmayan bir yaşamın altına benim hayatım diye isminizi koymayın.

May 18

İngilizce mantık…

İngilizce öğrenmek veya geliştirmek istiyorsanız, öncelikle bu lisanı kimlik olarak tanımanız, özelliklerini herhangi bir belgesel okur-seyreder gibi tanımaya çalışmanız gerekli. İngilizce lisanı dünya üzerinde konuşulan birçok lisana göre, kavranıp anlaşılması daha kolay bir lisandır. Bu lisanı incelerken aklınıza gelen soruları, tutacağınız bir günlüğe kayıt edin. Mantık olarak İngilizceyi ilk başlarda Türkçe ile kıyaslamanız kaçınılmaz. Zamanla bu düşüncenizden uzaklaşıp lisanın kendi mantığını anlamaya çalışın. İlk olarak cümle yapılarını ve cümle kuruluşunu inceleyin. Daha sonra yardımcı kitaplardan kısa cümlelerin tercümelerini günlüğünüze yazıp altına aklınızdaki soruları renkli kalemle not alın ve geçin. Süreç içinde en sık karşılaştığınız sorularınızı ayırıp uzun cümlelerde kullanım durumlarına bakın. İlerleyen zamanda aklınızdaki soruların cevaplarını beyin yapınız içindeki anlama ve idrak bölgenizin otomatik olarak çözdüğünü fark edeceksiniz. Bu süre zarfında günlüğünüze daima okuduğunuz kelimeleri ve Türkçelerini not alın. Yine zamanla aynı kelimenin birkaç farklı tercümesi ile karışılacaksınız ve bu süreç hem kelime hem de eş anlamlı cümle bilginizi çoğaltacak.

Bir süre sonra artık Türkçe dil mantığından çıkıp İngilizce dil mantığına geçtiğinizi görecek ve daha uzun cümleleri tercüme edemeseniz dahi anlamaya başlayacaksınız. En çok duyduğumuz cümle “İngilizce dizi ve filmleri seyrediyorum. Bu dizi ve filmleri seyretmemin bana katkısı olacak mıdır? “ Fırsat bulursanız yabancı filmleri önce alt yazı olmadan seyredin, konuşulanı tahmin etmeye zaten beyniniz kendisini zorlayacaktır. Daha sonra Türkçe altyazı ile seyredin ve en son İngilizce bir filmi İngilizce alt yazı ile seyredin. Belirttiğim şekilde seyretmenin katkısı büyük olacaktır.

Birkaç ay içinde sizin için bilinmezliklerle dolu olan bir lisanı artık kendinizden kabul edeceksiniz

Artık İngilizce öğrenmek için ilk basamaklara çıkmaya başladınız. Bundan sonra ki yazımızda öğrenim metotları üzerinde duracağız.

May 09

Üniversite Eğitiminde İngilizce

Türkiye’de hangi üniversiteye giderseniz gidin, hangi bölümü seçerseniz seçin, üniversiteden mezun olduktan sonra, ister kariyer hedefine ilerleyen isterseniz, kendi işinizi kurun; bu dünyada sesinizi duyurmak ve bir kimlik oluşturmak istiyorsanız kesinlikle iyi bir İngilizce bilgisine ihtiyacınız var. Hayatınızda ilerleyeceğiniz yolda başarılı olmak ve rahat yaşam hedeflerinize ulaşmak istiyorsanız bir şekilde yolunuz yabancılarla kesişecektir. İş yapacağınız yabancıların kullandığı ortak dil İngilizcedir.

Bu girişin kalanını oku »

May 06

İngilizce Dilinin Bilinmeyenleri…

İngilizce bugün dünya genelinde 2 milyar insan tarafından konuşulmakta, ABD, İngiltere, Avustralya, Kanada ve İrlanda başta olmak üzere dünyanın birçok uluslararası kurumlarımda resmi dil olarak kabul edilmektedir. İngilizcenin ana vatanını İngiltere olarak düşünüyorsanız yanılırsınız, İngilizce büyük Britanya adasına Avrupa’dan gelen göç ve istilalarla yerleşmiş orta Avrupa kökenli bir lisandır.

Fakat büyük Britanya adasında kurulan birleşik krallık sayesinde zamanla okyanus aşırı gelişmiş ve yerleşmiştir. Orta çağda büyük Britanya krallığına bağlı İngiliz milletler topluluğu daha sonra Amerika Birleşik Devletlerinin 2.dünya savaşını kazanması ile hızla gelişmiştir. Çince ve İspanyolcadan sonra dünyanın en çok konuşulan 3.resmi dilidir.

Bu girişin kalanını oku »

Eski yazılar «