Category

YAŞAM SANATI

Category

Hayati Seçimler Üzerine

Hayatımızın tüm evreleri kişisel seçimlerimiz üzerine kurulu olarak geçer, bebekliğimizden başlayan seçimlerimiz bizi ilerleyen zaman da suçlayacağımız veya mutlu olacağımız kader döngüsünün varlığını oluşturur. Oyuncaklarımızı seçeriz, arkadaşlarımızı seçeriz, kıyafetlerimizi seçeriz, saç modelimizi, saç rengimizi, dergilerimizi, kalemlerimizi, içeceklerimizi, yemeklerimizi, sevgilimizi, eşimizi, mesleğimizi, ev eşyalarımızı, duvar boyamızın rengini, tatil yerimizi, evimizin semtini, arabamızı ve rengini, bazen yaşamak istediğimiz ülkeyi, bizi idare etmesini istediğimiz siyasi liderleri; bitmeyen seçimler bizi biz yapana dek devam eder hatta ölümden sonra kalmak istediğimiz mezarlığı bile satın alırız. Her şeyi seçen ve sahip olmak isteyen varoluşumuzun kaçınılmaz egosu ile durmadan seçerek yaşarız. Seçimlerimizin sonuçlarından memnun olmadığımız zaman kader suçlanır; mutlu sonla biterse aklımızla övünürüz. Fakat hiç sorgulamadığımız, bizi bu seçimlere götüren faktörler nelerdir? Yaşadığımız çevre, ailemiz, eğitim dönemi, arkadaşlarımız, sevdiklerimiz; aslında fark etmeden sosyal yaşamın bizi götürdüğü yolda yaptığımız seçimlerdir. Kendi içimize dönüp baktığımızda aslında hiçte özgür seçimler yapmadan sadece çevresel etkilerle seçimler yaptığımızı görürüz. Kendimizi, özgür sanarak ve özgür kabul ederek çevreye uyum adına seçimler yaptığımızı çok geç anlarız. Bizi biz yapan kimliğimizi, gerçekte bize sunulan bir kimlik olarak algılamamız, özgürlük adına gönüllü mahkumluk yaşadığımız yaşam paradoksunda yol alır. Bazen de bunu hiç anlamadan hayatın sonuna gelmemiz kabullendiğimiz kaderimizdir. Kaderimizi biz seçeriz diye kendimizi kandırdığımız olgu, bizden…