Category

Platin Dergisi

Category

Yeni dünyanın kutup yıldızı: Türkiye

Yakın geçmişe kadar Batı dünyasının ciddiye almadığı Türkiye, son yıllarda Batı’nın popülist toplum yapısını takip etmeyi bırakarak kendi yolunu çizmesi ile aslında bir nevi muhtaç olduğu kudreti damarlarındaki asil kanda buldu. Yıllarca “Batılı olamayız, bizden adam olmaz” diyerek kendimizi aşağıladık; ancak 2008 dünya ekonomik krizi, benliğimizi keşfetmemizi sağladı. Her nasıl olduysa Batı dünyasının direktifleri ile varlığını sürdürmeye çalışan Türkiye, Batı dünyasının kendini beğenmişliğinin son bulduğu 2008 krizini geçmişten aldığı derslerle birlikte harmanlayarak başarı hikayesi yarattı. Batılı ekonomistlerin ülkemizi ziyaretlerinde ahkam kesen tavırları,

Ekonominin Yükselen Değeri Öğrenciler

Bir öğrencinin ülke ekonomisi için yarattığı akıl almaz gücü hiç düşündünüz mü? Düşüncesel ve kelimesel anlamda başlangıçta hiçte önemsenmeyecek bir ekonomik olgu gibi gelen öğrenci kelimesi ülkemizde çok ciddi anlamda devasa bir ekonomik pazarın söz sahibi kitlenin isimsiz kahramanıdır.

Bir öğrencinin ana okuluna adım attığı günden üniversite eğitiminin sonuna kadar geçirdiği süreçte yarattığı istihdam, üretim ve tüketim kanalları hiçbir sektörde bu denli geniş bir yelpazede mevcut değil.

Referandum Meydan Savaşlarından Canlı Yayın: Kan Ağlayan Modern İletişim

Tüm ülkemizi yakından ilgilendiren Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinin en çetin sert ve iletişim dilinin bireysel aşağılamalarla en alt düzeye çekildiği bir REFERANDUM süreci atlatmış bulunan ülkemize geçmiş olsun demek geliyor içimden.

Referandum uygulamaları  amaç olarak bir ülke halkının belli konularda düşüncelerine başvurmak salt çoğunlu elde ederek gelecek nesillere bugün yaşayanlardan miras olarak kalacak kararları belirlemek için yapılan bir halk oylaması olmasına rağmen, ülkemizde siyasi seçim kampanyası gibi yürütülmek şeklinde bir iletişim garabetine dönüşmüş durumda.

İletişim Çağında Neden İletişimsizlik?

Uzun zamandır beni çok rahatsız eden bir konuyu bu yazımda sizlerle paylaşmak istiyorum. Her fırsatta çağımızın iletişim çağı olduğunu, iletişimin hayatımızın en öneli olgusu olarak yaşantımızı yönlendirdiğini konuşuyoruz. Fakat aynı tezatla hayatın her alanında iletişimsizlik örnekleri sergileyerek doğal varlığımızı zorlayarak hayatı ters köşeye yatırıp yaşamı cehenneme çevirmek için insanüstü bir gayret sergiliyoruz.